Annesiz kalmış çocuklar korosunun hıçkırıkları mı bu duyduğum ? Yine bir çocuk kendini mi asti ? Duyuyor m usun, bak, nasıl da uğuldaşıyorlar, Nicholas ? Sen de onlara katılmaya gidiyorsun, bizi bırakıyorsun Nicholas. "Sırça Fanus" un içinde, somon balıklarıyla yaşadın kucak kucağa Senin suçun yok, Lady Lazarus koydu seni o fanusa Ellerin titriyor mu ipi geçirirken boynuna ?
Senin suçun değil, Nicholas, kimsenin suçu değil Bir sabah uyandın, başucunda ekmek,süt ve Frieda... Ekmek etin oldu, süt kanın Ne bir kadın ekledin kendine, ne de ondan olacak bir çocuk Bu güne kadar annenin başucuna bıraktıklarıyla yaşadın Merak ediyorum Acaba aç mıydın ipi geçirirken boğazına ?
Senin de sıran geldi, ölüyü oynadığın oyunda Şimdi ölmek sırası sende, Lady Lazarus'tan sonra Annesiz kalmış çocuklar korosunun uğultuları artıyor Tutmuş kollarından sana eşlik ediyor Sol kolunda Sylvia; sağında Asia, Çıkıyorsun mavi - beyaz bir sehpaya Ne çabuk öldün Nicholas Sen de katıldın annesiz kalmış çocuklar korosuna. yosun 26/03/2009
1457 sokak'ta bir katliam olsa................. Bu benim sokağım...Ben burada yaşıyorum.. Tarih 11 TEMMUZ....2009 Bu sokakta polis, 21:30 da gelir, 02:30 da gider. Sonra sen kendini nasıl savunuyorsan savun... Beş saatlik bu süre boyunca korunaklı olduğun hissettirilir...Ama zaten olacak olan 3'ten sonra başlar. Herhangi bir gücün koruması, yalnızca 5 saat sürer. Mesai bitiminde ölmek serbest artık.
Yugoslavya Devleti, 2.Dünya Savaşından sonra Tinto liderliğinde kurulan komünist bir devletti. Ortodoks, Müslüman ve Katolikler, bu devleti oluşturan üç farklı din mensuplarıydılar. Yugoslavya; Hırvat, Sırp, Makedon, Boşnak, Arnavut, Sloven gibi etnik gruplardan oluşan bir ülke oldu. 1980' de Tinto öldü. 1990 dan sonra Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği parçalanmaya başladı. Yugoslavya Devleti de bu parçalanmadan nasibini alarak, Slovenya ve Hırvatistan birlikten ayrıldılar. Bu, 25 Haziran 1991'de Slovenya'nın Almanya; Hırvatistan'ın ise İtalya'nın desteğini almasıyla gerçekleşti. Eylül 1991'de de Makedonya bağımsızlığını ilan etti. Bosna-Hersek ,1992 şubat ve Mart aylarında bağımsızlığını ilan etti; 6 Nisan ' da ABD ve Avrupa Devletleri bu bağımsızlık ilanını kabul ettiler...
Bir çok siteden okuyup okuyup aktardığım bu cümlelerden o kadar sıkıldım ki şu anda, sokakta bağıra bağıra kendini nasıl pazarlıyacağını konuşan travestilerin sesleri dikkatimi dağıtmaya başladı. Göt vermenin pazarı, volümü yüksek bir operaya dönüşüyor burada her gece...Satış piyasasının heyecanı, IMKB ' yi aratmıyor. Burası da başka bir pazar...
SREBRENITZA' da dolaşıp duruyor aklım...Çocukluğumun Boşnak Kampları' na gidiyor sonra. Orası da bir can pazarıydı.....Fahişe olan annelerine sahip olmaya çalışan genç erkekler...Yaz-kış demeden ( bu da oldukça etkili,acıklı bir mevsimsel betimleme : "yaz kış demeden"... ) o iğrenç çadırdan bozma dört duvarlı kulübeciklerinde, iyilik görmüş olmanın ezikliğinde ama çatılmış kaşlarıyla yoldan geçenin gözünün önünde çamurun içinde yaşadılar.O zamanlar 15 yaşındaydım ama sadece, arada bir merkeze gelen yakışıklı yabancı oğlanları hatırlıyorum. Yaşadıkları trajediden öylesine bihaberdim ki, utanıyorum o yaştaki bu cehaletimden. Sadece Bosna' dan sürüldüklerini ve sıkıntıda olduklarını biliyordum. Ama onların yaşadığı bir soykırım'dı. Kırklareli' de vardı, Manisa da da varmış. Demek Türkiye Cumhuriyeti, 1992-1995 Temmuz' süresince olan bu olayın pasif kahramanlarına biraz anlayış göstermiş, kapılarını açmış...
Hollanda Askerlerinin gözetmenliğinde, Birleşmiş Milletler Sorumluluğu altında, Srebrenitsa' da silahsızlanmış olarak partiye davet edilmiş binlerce Boşnak, bir hafta süren ölüm partisinin özel konuklarıymış. 3 gün içinde 8000 Boşnak'ın katledildiğinden bahsediliyor...Rakamlarla aram hiç iyi değil...Bilmem kaç günde bilmem kaç insan...Toplu mezarların üzerlerinde çiçekler açıyor, mavi kelebekler uçuşuyor...Bir tek şeyi biliyorum : Katliam yapıldı.Hem de dünyanın gözü önünde.... Lahey İnsan Hakları Savaş Suçları Mahkemesi' nde Karadzic ( Sırp Part.Ldr.) ; MLADİÇ ( Sırp Ord. Komt) ; Popoviç (Bosnalı Sırp Kmt. ) ; Beara Bu mahkeme Hollanda'nın Lahey kentindedir. Kader bu ya, Srebrenitsa'da Bosnalıları Sırplardan koruması gerekenler, (Genl.Kurm.Bşk. ) ; yargılandılar.Hollanda askerleriydiler. (BM' e bağlı o bölgede kalan tek askeri grup) Bosnalılar tamamen silahsızlandırılmış, Sırplarsa, tüm silahlarıyla kan dökmeye hazırdılar. Bosnalı Müslümanları korumak onların tek göreviydi, orada bulunma sebepleriydi.....
21 Temmuz 2008' de KARADZIC Sırbistan' da yakalandı ama MLADIC ,HALA BULUNAMADI(!)
Polis, bu sokağı koruduğunu söylüyor ama diyorum ya, zaten herşey 03' ten sonra oluyor...Gece 2 buçukta polisin bu sokaktan çekilmesi, Birleşmiş Milletler Askerleri'nin 11 TEMMUZ 1995'te SREBRENITSA' dan çekilmesine benziyor...Tehlikeye açık, katliama açık....
Tüm azınlıklar, ne zaman bir hak iddia etseler, her zaman katliama açıktırlar. Şimdi yine aynı şeylerin olmasını izliyor ,bekliyoruz...Bu kez başrolde Çin Hükümeti var... Uygur Türkleri bir de...